MÜSlÜman KardeŞler'İn SİyaSİ tarİhİ - 1

1928’de Mısır’ın İsmailiyye şehrinde ortaya çıkan Müslüman Kardeşler Cemiyeti’nin kurucusu Hasan el Benna, Mahmudiye kasabasında Şeyh Abdurrahman el Benna es Saati adında bir cami imamının oğlu olarak 1906’da doğmuştur. Hasan el Benna’ın babası Şeyh Ahmed el Benna Cemalettin Afgani ve Muhammed Abduh’un öğretileriyle ortaya çıkmış Islah hareketine yakın isimlerden biriydi.

Hasan el Benna, ortaokuldan mezun olduktan sonra babasının istediği İskenderiye Din Enstitü’sü yerine Damahur’daki Başöğretmenler Yetiştirme Okulu’na gitmiştir. Daha sonra eğitimini bu okulun devamı olan Darul Ulum’da tamamlamıştır.

Gençlik yıllarında tasavvufa ilgi duymasına rağmen 1919 Mısır ayaklanması hayatının sonraki yıllarında önemli bir tesir meydana getirmiştir. Hatıralarında milliyetçi bir coşkuyla başlayan bu isyana katıldığını hatta göstericileri dağıtmaya çalışan polisle görüşen bir öğrenci eylemcisi olarak kendisini tasvir eder.
1927’de İsmailiyye’deki bir ilkokula öğretmen olan Hasan el Benna, İngilizlerin askeri tesislerinin olduğu Suveyş Kanalı’na yakın bu kasabada sömürgeciliğe karşı ilk faaliyetlerini başlatır. İslami Ahlakının Asaleti Cemiyeti’nin genel sekreterliğine getirilir. Cemiyetin çıkardığı “Mecelletün Fetf” dergisinde yazılar yazmaya başlar ve Kahire’deki İslami Yılbaşı organizasyonunda heyecanlı bir konuşma yapar. Bu konuşma hem tanınmasına hem de çevresinde itibar kazanmasına neden olur.

1928 Mart’ında altı arkadaşıyla birlikte Müslüman Kardeşler’i kurar. Hareketin ilk çekirdeğini öğretmen, esnaf, ticaretle uğraşan birkaç kişi ile Kanal Şirketi’nde çalışan işçiler oluşturulur. Hareket kendini öncelikle bir hayır ve ıslah cemiyeti olarak tanıtır ve ilk siyasi bakışını “Süveyş Kanalın Millileştirilmesi” olarak açıklar. 1931’de hızlı bir şekilde büyüyen Müslüman Kardeşler başkent Kahire ve birkaç Mısır şehrinde şubeler açar.

Cemiyetin İngilizlere karşı ilk sert tavrı 1936’daki Hasan el Benna’nın Filistin olaylarının başlaması ile yaptığı konuşmadır. Bu konuşmada İngilizler sömürgeci olarak nitelendirilmiş, Müslüman toplumların sömürgecilikten kurtulması için direnişe geçme çağrısı yapılmıştır. Konuşmadan sonra gençler, Ezher cami’si önünde toplanarak “Kahrolsun Emperyalizm” diye bağırmışlardır.

İLK KEZ MISIR'DA OKUMA YAZMA SEFERBERLİĞİ BAŞLATMIŞLAR

Cemiyet üzerinde baskının başlaması üzerine Müslüman Kardeşler, sosyal adalet ve Müslümanlar arasında birlik gibi temalara yönelmişler. Önce selefler ile Sufiler arasında daha sonrada Sünni ve Şiiler arasında uzlaşma kampanyaları başlatmışlardır.

Müslüman Kardeşler, 1931 ile 1941 arasında bir çok risale ve dergi çıkarmıştır. Bunların en önemlisi cemiyetin ilk resmi dergisi olan “Ceridetul İhvanil Muslimin”, Reşid Rıza’nı daha önce çıkardığı ve imtiyazı alınan “Menar” dergileridir. Bu dergilerden başka “en-Nezir” adında bir haftalık gazete ile “en Nidal”, “eş Şua” isimli aylık dergiler çıkarmışlardır.

Cemiyet bu tarihler arasında izci,asker, öğrenci, öğretmen, esnaf, öğrenci ve imam birlikleri kurmuş her yaştan her meslekten kişilere ulaşmaya çalışmıştır. 1930’dan 1941’e kadar 12 cami, 37 mescit ve iki okul yaptırmıştır. İlk defa Mısır’da okuma yazma seferberliği Müslüman Kardeşler’in öncülüğünde başlatılmış, özellikle kırsal kesimlerde kurslar açılmıştır. Açılan şubelerde halı, süs eşyası imalathaneleri de açılmış, kendine ait ilk ticari teşebbüs de Kahire’de eczane kurulmasıdır. Mansura, Münüf, Port Said’se klinikler açılarak hastalar ücretsiz muayene edilmiş ve ilaçlar bedava dağıtılmıştır. Müslüman Kardeşler’in Mansura’da kurduğu ilk hastanede üç doktor, 5 hemşire görev yapmaktaydı.

İngilizlerin desteğiyle Sudan sınırı ve Orta Mısır’da Hıristiyan misyonerlerin Hıristiyanlaştırma faaliyetleriyle mücadele edilerek, Kral Faruk’a dilekçeler gönderilerek hükümetin dikkati çekilmek istenmiştir. Kız çocuklarının Müslümanların açtığı okullara gönderilmeleri için Mısır çapında bir kampanya başlatılmış, Hıristiyanlığa geçen çocukların aileleri ile görüşerek tekrar Müslüman olmaları için çaba sarf edilmişti. 1937’de The Times Müslüman olduktan sonra Hıristiyan olan sonra da tekrar Müslüman olan bir lise öğrencisini manşetine çekerek” Müslüman Kardeşler,Hıristiyan genci zorla Müslüman yaptı” diye başlık atarak misyoner kiliselerin tepki göstermelerini sağlamıştı.

İngilizlerin isteği üzerine Hasan el Benna ve yardımcısı Ahmet Sukkeri tutuklatılmış, fakat cemiyetin imza toplaması sonucu ilk defa saray İngilizlere karşı çıkarak Hasan el Benna ve yardımcısını hapisten çıkarmıştır.

MÜSLÜMAN KARDEŞLER VE FİLİSTİN DAVASI

Müslüman Kardeşler, ulus çapında ilk gösterilerini 7 Ağustos 1937’de organize etmişlerdir. Filistin’de Yahudi çetelerin Müslüman köylerine saldırması üzerine İngilizlerin politikalarını protesto etmek için İskenderiye, Raşid, Port Said, Kahire,İsmailiyye, Asyut’ta geniş katılımlı gösteriler düzenlenmiştir.
İngiliz ve Yahudi mallarının boykot edilmesi için bir kampanya başlatılmış, Filistin2in geleceği üzerine kongreler düzenlenmiştir. Bazı şehirlerde gençlerin Mescid-i Aksa’yı savunması için gönüllü kaydı başlatılmış, bu kampanyaya 11 bin genç başvurmuştur. Fakat İngilizlerin tepkisi sert olmuş yüzlerce Müslüman kardeş mensubu tutuklanarak Filistin’e gitmeleri önlenmiştir.

MÜSLÜMAN KARDEŞLER EN BÜYÜK MUHALİF HAREKET OLUYOR

1941’de Müslüman Kardeşler, bazı ayrılmalara rağmen ülkenin en büyük örgütlü gücüne dönüşmüştür. Ülke genelinde 1500’e yakın derneği, vakıfı, şubeyi içinde barındıran harekete empati gösterenlerin sayısı yüz binlere ulaşmıştı. Üniversitelerdeki öğrenci dernekleri, öğretmen birlikleri, esnaf örgütleri, avukat birlikleri Müslüman Kardeşler’in etkisi altındaydı. 1941 kongresinde siyasi parti kurma kararı alan cemiyet II. Dünya Savaşı’nın Mısır’a yayılması üzerine siyasi yapılanmasını ertelemek zorunda kaldı.
İngilizler, 4 Şubat 1942’de sarayı kuşatıp Kral Faruk’u Vefd Partisi öncülüğünde hükümet kırmaya zorladıklarında Milliyetçi Partiler,İngiliz baskısına karşı Müslüman Kardeşler’i direnmeye çağırdılar. Fakat Hasan el Benna, bu direnişin Müslüman Kardeşler’e karşı daha sonra bir sindirme hareketine dönüşeceği gerekçesiyle karşı çıkmış, direnişin erken olduğu tavsiyesinde bulunmuştur. Müslüman Kardeşler, bu dönemde hükümetle doğrudan doğruya karşı karşıya gelmeme, siyasi meselelerle uğraşma politikasını benimseyerek şubelerin ve üye sayısının artırılmasına çalışmıştır. Tarihçiler, Müslüman Kardeşler’in bu politika değişikliğinin nedenini İngiliz karşıtı Başbakan Ali Mahir Paşa’yı zor durumda bırakmamak şeklinde değerlendirirler.

1941 DARBE GİRİŞİMİ VE MÜSLÜMAN KARDEŞLER'İN SİNDİRİLMESİ

1941 yazında İngiliz aleyhtarı general Aziz el Mısri, İngilizlerin gözetimindeki Hüseyin Sırrı Paşa başkanlığındaki hükümete karşı başarısız bir darbe girişiminde bulunur ve tutuklanır. Darbenin arkasında Müslüman kardeşler olduğu, General Mısri ile Kardeşler arasındaki ilişkiyi Enver Sedat’ın sağladığı iddia edilir. Enver Sedat 1939’da Müslüman kardeşlere katılmış ve ordu içindeki üyelerin organizasyonunu üstlenmişti. Hasan el Benna ve onlarca Müslüman kardeşler mensubu darbe olayı ile ilgisi olduğu gerekçesiyle tutuklanırlar, fakat birkaç hafta içinde Mısır’ın her tarafında gösteriler başlar, öğrenci olayları büyür, açlık grevleri başlar. Başbakan Sırrı Paşa, her kesimden tepki gelmesi üzerine 2 aylık bir tutukluluktan sonra salıverilmelerini ister. İngiliz hükümeti bu salıvermelere karşı çıkması üzerine Başbakan, İngiltere büyükelçisine “Bu insanlar hapiste tutulduğu takdirde “İslami devrim” olabileceğini söylemiştir.

1945’de Müslüman Kardeşler parlamentoya katılma kararı alır ve Hasan el Benna, Müslüman Kardeşlerin kalesi Mansura’da büyük bir seçim yenilgisi alır. Bu yenilginin arkasında hükümetin seçimlere hile kattığı bizzat İngiliz istihbarat raporlarında övülerek verilmiş, Müslüman kardeşlerin meclise dahil olmaları hem İngilizler hem de hükümet tarafından engellenmiştir. Aynı tarihte Başbakanlığa getirilen Ahmet Mahir Paşa’ya suikast düzenlenir. Suikastın arkasında Müslüman kardeşler olduğu iddia edilir ve Kral Faruk’un onayı alınarak ülke genelinde Müslüman Kardeşler avı başlatılır. 1948’in sonlarında Müslüman kardeşler İngiliz yanlısı başbakan Muhammed Fethi Nukraşi tarafından yasa dışı ilan edilir ve bütün mal varlığına el konur. Nukraşi bu kararından 21 gün sonra öldürülür ve suikastı İngiliz istihbarat raporlarına göre Müslüman Kardeşlere mensup bir birim üstlenir.

Hasan el Benna’nın, 12 Şubat 1949’da kurşunlanarak Kahire’de istihbarat elemanlarınca öld ürülmesinden sonra Müslüman Kardeşler’in tarihinde yeni bir dönem başlar.

Dünya Bülteni
devam edecek...

FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basında MazlumderTarih 2011-02-08
Okunma Sayısı : 1037
Şube ve Temsilcilerimiz
konya
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER Konya Şubesi
Adres: Şems-i Tebrizi Mahallesi Mazhar Babalık Sokak Adalet İşhanı Kat:1 No: 12 Daire 109 Karatay KONYA
E-posta: konya[a]mazlumder.org | Telefon: 0 332 353 36 37 | Faks: 0 332 353 36 37

Ziyaretçi Sayımız : 3776628

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari