Ladik Kurs ve Pansiyon Baskını Raporu

30 Temmuz 2003 tarihinde Konya ili Sarayönü ilçesi Ladik beldesinde bulunan Kur’an kurslarına Jandarma tarafından baskın düzenlendiğine ilişkin haberler basında yer almıştır. Bu haber üzerine yapılan baskınlarda hak ihlali olup olmadığını tespit için MAZLUMDER Konya Şubesi bir heyetle 01.08.2003 tarihinde olay yerinde inceleme yapmıştır.


OLAY

30.07.2003 tarihinde Ladik beldesinde “Ladik İlim ve El Sanatlarını Geliştirme Derneği Talebe Yurdu” adı altında faaliyet gösteren bir öğrenci yurduna izinsiz Kur’an eğitimi verildiği iddiası ile jandarma tarafından saat 15.15 civarında baskın düzenlenmiştir.

Baskın sırasında yurtta 72 kız öğrenci bulunduğu resmi kayıtlara geçmiştir. Kimlik tespitleri yapılan bu öğrencilerin tamamı bayandır ancak tespite gelenler içerisinde hiç bayan görevli bulunmamaktadır. Öğrencilerin yaşları 7 ila 21 arasında değişmektedir. Küçük yaştaki kız çocukları karşılarında jandarmayı görünce psikolojik olarak çok rahatsız olmuşlar hatta içlerinde ağlayanlar da olmuştur.

Kimlik tespiti devam ederken olay yerine intikal eden dernek avukatları, arama ve tespit izni sormuşlardır. Kendilerine bir arama ya da denetim izni ibraz edilmemiştir. Avukatların ısrarlı talepleri üzerine kaymakamdan şifahi izin aldıkları şeklinde beyanda bulunmuşlardır.

Yine baskın sırasında kamera çekimi yapılmak istenmiş, dernek avukatlarının müdahalesi sonucu çekimden vazgeçilmiştir. Ancak avukatların müdahalesine kadar görüntü çekimi yapılmıştır.

Yurtta misafir olarak bulunan ya da yurdu gezmeye gelen onlarca bayanın hepsinin kimlik tespiti yapılmıştır. Yurtta bulunan Fazilet Neşriyat’a ait 14 adet “Muhtasar İlmihal” isimli dini kitap emanete alınarak olay yeri terk edilmiştir.

Aynı gün aynı saatlerde belde halkından Hasan Hüseyin ÖZ isimli şahsa ait eve de izinsiz Kur’an eğitimi verildiği iddiası ile baskın düzenlenmiştir. Evde 112 bayan 28 erkek bulunduğu tespit edilmiştir. Yaşları 7 ila 25 arasında değişen şahısların tamamının kimlik tespitleri yapılmıştır. Yine aynı şekilde 112 bayanın kimlik tespitlerini yapanların içerisinde hiçbir bayan görevli yoktur. Baskın sırasında kamera çekimi yapılmıştır. Çocuk yaştaki kız ve erkekler kameraya kaydedilmiştir. Bu nedenle korkudan ağlayanlar olmuştur.

Kimlik tespitleri tamamlandıktan sonra izinsiz Kur’an eğitimi verdikleri ileri sürülen ve hoca konumunda bulundukları söylenen 5 bayan ile 1 erkek refakate alınarak Sarayönü İlçe Jandarma Komutanlığı’na götürülmüştür. İfadeleri alındıktan sonra gece saat 02:00 civarında serbest bırakılmışlardır.

Evden çok sayıda dini kitap, bilgisayar, cep telefonu ve bir erkek hocanın üzerinde çıkan 1.060.000.000.- TL para suç unsuru olarak emanete alınmıştır. Evin kapısı “ Anayasanın 24. ve TCK’nın 261. maddelerine aykırı olarak “izinsiz dini eğitim verildiği tespit edildiğinden” Sarayönü İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından mühürlenmiştir.

Beldede Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren Kur’an Kursu bulunmaktadır. Ancak belde halkı çocuklarını genel olarak bu kursa göndermemektedir. Kurs, kapasitesinin çok altında öğrenci ile faaliyetine devam etmektedir.

TESPİTLER

Yukarıda bahsettiğimiz olaylar, baskını yaşayan öğrenciler, kurs olduğu iddia edilen yerlerin yöneticileri, belde halkı, yerel yöneticiler, jandarma yetkilileri, ilçe emniyet amiri ve olay anında orada bulunan avukatlarla birebir görüşülerek doğrulanmıştır.


Ancak İlçe Jandarma Bölük Komutanlığı’nda yapmış olduğumuz incelemelerde; izinsiz dini eğitim verildiği iddia edilen eve yapılan baskın için Sarayönü Sulh Ceza Mahkemesi tarafından verilen arama izni olduğu görülmüştür. Yine derneğe ait talebe yurdu için Sarayönü Kaymakamı tarafından Başbakanlık Takip Kurulu (BTK) faaliyetleri çerçevesinde tespit ve denetim izni verildiği görülmüştür. Bu kararın, baskın sırasında ısrarla sorulmasına rağmen ilgili avukatlara nadan gösterilmediği hususuna bir açıklık getirilememiştir.

İfade için komutanlığa getirilen beş bayan ile bir erkeğin gözlem altında oldukları sürece kendilerine yasaların öngördüğü şekilde bütün haklardan faydalanmalarının sağlandığı görülmüş, bir hak ihlali tespit edilmemiştir.

Tamamı küçük ve genç yaşta bayanlardan oluşan ve sayıları 184’ü bulan bir topluluğun kamera çekimleri ile deşifre edilmek istenmeleri, kimlik tespiti için hiç bayan görevli bulunmaması ve jandarma tarafından kimlik tespitlerinin yapılmasının yerinde olmayan bir uygulama kanaatine varılmıştır. Neden böyle yapıldığı, neden bayan görevli götürülmediği Jandarma Bölük Komutanı’na sorulmuştur. Komutan, nasıl bir tabloyla karşılaşacaklarını bilmediklerini, karşılarına bu kadar bayan çıkacağını tahmin edemediklerini söylemiştir. Ladik gibi küçük bir kasabada, üstelik istihbari çalışmaya dayandığı söylenen bir baskında bu beyan inandırıcı bulunmamıştır. Bu konuda bariz bir hak ihlali vardır.

Baskının dayandırıldığı anayasanın 24. maddesi, iddia edilenin aksine din özgürlüğünü düzenlemektedir. “Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir… ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir.” ifadelerinin dini eğitim verdiği iddia edilen bir yeri kapatmaya nasıl gerekçe gösterildiği anlaşılamamıştır. Keza TCK’nın 261. maddesi “izinsiz okul açma ve öğretmenlik yapma” başlığını taşımaktadır. Madde milli eğitim alanında yapılan izinsiz faaliyetleri müeyyidelendirmektedir. Burada söz konusu olan ise, okulla, öğretmenlikle hiç ilgisi olmayan bir olaydır. 261. maddenin bu baskının gerekçesi olamayacağı, anayasa ve yasa maddesinin yanlış değerlendirildiği kanaatine varılmıştır.

SONUÇ

Diyanet İşleri Başkanlığı’na ait bir kurs olmasına rağmen vatandaşların çocuklarını oraya göndermeyi neden düşünmedikleri iyi tahlil edilmeli, devletle vatandaş arasındaki güven bunalımının bedeli küçük yaştaki çocuklara ödetilmemelidir.

Devlet resmi ideoloji doğrultusunda din eğitimi dayatmasından vazgeçmeli, dini eğitim için kurs açmayı zorlaştıran mevzuatta gerekli düzenlemeler en kısa zamanda yapılmalı, ehil insanların kurs açması engellenmemelidir.

Bir baskı dönemi ürünü olan 12 yaşından küçüklere Kur’an eğitimi verilmesini engelleyen yasa derhal değiştirilmeli, Ladik’te yaşananların tekrarı önlenmeli, özgürlüklerin önündeki engeller kaldırılmalıdır.

01.08.2003

YAYIN BİLGİLERİKategori Adı Yurt İçi RaporlarTarih 2003-08-01Hazırlayanlar Av. Mustafa Atılgan Konya Şube Avukatı, Adem Seleş Konya Şubesi Yöneticisi, Mustafa Akmeşe Konya Şubesi Başkanı
Şube ve Temsilcilerimiz
konya
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER Konya Şubesi
Adres: Şems-i Tebrizi Mahallesi Mazhar Babalık Sokak Adalet İşhanı Kat:1 No: 12 Daire 109 Karatay KONYA
E-posta: konya[a]mazlumder.org | Telefon: 0 332 353 36 37 | Faks: 0 332 353 36 37

Ziyaretçi Sayımız : 2873126

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari