28 ŞUBAT YARGISININ ŞAİBELİ KARARLARI İPTAL EDİLSİN!

 

KANUNLARI HİÇE SAYAN 28 ŞUBAT YARGISININ ŞAİBELİ KARARLARI İPTAL EDİLSİN!
28 Şubat 1997 tarihinde toplanan MGK öncesi başlayan, sonrasında bir devlet politikası halini alan ve artarak devam eden olaylar ve uygulamalar insan hak ve özgürlüklerine büyük bir darbe vurmuş, hukuk devleti anlayışında geriye gidişe neden olmuştur.
Binlerce öğrenci dayatmalara muhatap olmuş, hukuksuz dayatmalar sonucu öğrenim hakları ellerinden alınmıştır. Çok sayıda insanın keyfi dayatmalarla çalışma hakları ellerinden alınmış, işlerinden uzaklaştırılmıştır. Baskı ve dayatmalar sadece öğrenim ve çalışma özgürlükleri alanında kalmamış, ifade özgürlükleri, örgütlenme özgürlüklerine de büyük darbeler vurulmuştur. Bir derneğe veya vakfa bağışta bulunan insanlar suçlu muamelesine tabi tutulmuş, soruşturmalara maruz kalmıştır.
Ayrımcı uygulamalar toplumsal barışı olumsuz etkilemiş, yargı üzerinde oluşturulan baskılar, yargı mensuplarına verilen yönlendirici brifingler tarafsız yargılama ve yargı bağımsızlığına ciddi zararlar vermiştir.
Özel hayatın gizliliği ilkesi keyfi izleme mekanizmaları ile yok edilmiş, özel işyerleri bile ideolojik ayrımlara tabi tutulmuş, esnafın ticari hayatı bitirilmek istenmiş, ayrımcı suçlamalarla hedef gösterilmiştir. Sendika, dernek, vakıf ve partilere yönelik baskılar himaye görmüş, toplumsal örgütlenmenin vazgeçilmez organlarından sayılan siyasi partiler kapatılmış, insanların siyaset yapması engellenmiştir.
Gazeteler akredite uygulaması ile gazeteciler andıçlarla tanışmışlar, haber alma özgürlüğü engellenmiş, sansürcü yaklaşımlar destek görmüştür. Hukuku savunan örgütler ve kişileri yıldırmak için her yol denenmiş, insan haklarını savunan derneklere baskınlar yapılmış, toplumda söz sahibi bir takım insanlara yönelik saldırı ve suikastler yaşanmıştır. Patronlara baskı yapılarak muhalif gazeteciler işlerinden çıkartılmıştır.
Hukukun üstünlüğü ve insan haklarına dayalı yönetim anlayışı sadece kağıt üzerinde kalmıştır.
Haksızlıklara karşı hukuku temsil etmesi gereken yargı, Batı Çalışma Grubu adlı illegal yapılanmanın yönlendirmesiyle kararlar alan politik kurumlara dönüşmüştür. Yanlı ve keyfi eylem ve işlemelere karşı açılan davalarda mahkemeler kanunlara göre değil dönemin egemenlerinin isteklerine göre kararlar vermişlerdir.
O dönemlerin önemli davalarında görev yapan mahkeme başkanlarından “hata etmiş olabiliriz” itirafları gelmektedir. Yargılamayı yapanın hata etmiş olabileceğini söylemesi yargı adına çok vahim bir durumdur. İnsan hakları ve hukuk açısından ise bu kararların derhal iptalini gerektiren beyanlardır. Zira yargı şüphe götürmez. Yargı kararları kesin delillere ve objektif kriterlere dayanmalıdır. Dolayısıyla dönemin bütün yargıçlarının aynı itirafı yapmasını beklemeden, yanlı ve şaibeli olduğu, resmi ideoloji doğrultusunda verildiği tartışmasız olan yargı kararları iptal edilmelidir.
Dönemin darbecilerinin sorgulanmaya başlandığı bu günlerde, darbe döneminde resmi ideoloji dayatması ve toplum mühendisliği hedefi doğrultusunda verilen şaibeli tüm yargı kararlarının iptal edilmesi, şaibeli kararların mağdurlarına yeniden yargı yolu açılması bir zorunluluktur.
 
Atılacak her imza zalimlerden hesap sorulması için bir umut olacaktır. Adaletten yana olan her vatandaşı bu amaçla düzenlediğimiz ve 3 gün sürecek imza kampanyasına destek vermeye çağırıyoruz.
 
Derviş Argun
Mazlumder Konya Şube Başkanı
FAALİYET BİLGİLERİKategori Adı Basın AçıklamalarıTarih 2012-05-24Yer KONYA MAZLUMDER
Okunma Sayısı : 571
Şube ve Temsilcilerimiz
konya
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği - MAZLUMDER Konya Şubesi
Adres: Abdulaziz Mah. Keykubat sok.No:1 Gazyağcı İşhanı Kat: 3 No: 9 Meram \ KONYA
E-posta: konya[a]mazlumder.org | Telefon: 0 332 353 36 37 | Faks: 0 332 353 36 37

Ziyaretçi Sayımız : 2776495

beyaz.net, bilisim, network, web uygulamalari